| Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | www.netyorum.com   
Ajanda
Seçtiklerimiz
Arşiv
Yazarlar
Yorumlar

Bölümler

Köşe Yazıları
Teknoloji
Sanat
Soru & Cevap
Dostluk & Sevgi
Eğlence
Geçmiş Zaman Olur ki

Konular

Sinema
Müzik
Kitap
Sözler
Oyunlar
Ürünler
Mekan
 
 
Reklam Fiyatları

İzleyici Mesajları

Elektronik posta :
bilgi@netyorum.com

 
 
Bu sayfayı arkadaşınıza göndermek için tıklayın.

 
 
Açılış sayfası yapmak için tıklayın.

Sık kullanılanlar listesine eklemek için tıklayın.

 

Eski Sayıları

"Harman köşesinde yayınlanmıştır" 20.05.1997 M.Sinan Oymacı - netyorum.com / Sayı: 95

SAĞANAK

Üretilen bilgiye erişmek kolaylaştı, takip etmek bir o kadar zorlaştı. Aslında, takip etmek zorlaşmadı. Aradığınız taktirde çok kısa bir süre içerisinde istediğiniz bilgiye erişebiliyorsunuz. Zor olan, sürekli gelişen dünyamızda her yeni olaya adapte olabilmek, akılda tutarak, onlardan yararlanmaya çalışmak. Bu esnada da, çevremize, topluma yararlı işler yapmak.

O kadar çok bilgi üretiliyor ki, eğer, birden fazla konu ile yakından ilgileniyorsanız, işiniz çok kolay değil. Özellikle, bilgi teknolojisi alanında çalışan bizler için, durum biraz daha zor. Takip edilmesi gereken, o kadar çok yeni ürün, teknolojik gelişim var ki, sürekli kendinizi yenilemek zorundasınız.

Geçtiğimiz günlerde, yurt dışında yayınlanan bir dergiye abone olmamla birlikte, onbeş günde bir, sadece bilgi teknolojisi ile ilgili gelen bilginin çokluğu bütün bunları sorgulamaya, beni itti. Mevcut ürünlerin yapabildiklerini takip etmek kadar, önümüzdeki dönemde olabilecekleri de izlemek önemli. Bu sayede, yapılacak yatırımlar için doğru kararları almak olası. Yoksa, kısa süre sonra kullanılamaz ürünlere sahip oluruz ki, bu, hem ülke kaynaklarının, hem de kendi kaynaklarımızın boşa harcanmasına neden olur.

Yurt dışında, özellikle internet kullanıcısı iseniz, ilgi duyduğunuz konulara ait yayınlanan haberleri izleyerek belli periyotlarda size ulaştıran servisler artmaya başladı. Bu tür bir servise abone olduğunuzda, konuları belirliyorsunuz. Sürekli açık bir internet bağlantınız var ise her an, arada sırada bağlanıyorsanız, bağlandığınız zaman, kendinize ait özel bir yayın kuruluşunuz varmış gibi, gelişmeleri takip edebiliyorsunuz. Abonelik dediğim zaman, ücret ödediğinizi sanmayın. Bu hizmeti veren yerlerin büyük bir kısmı kullanıcılardan ücret almıyor. Bunun tek dezavantajı, şimdilik, sadece yurt dışına yönelik olması. Ancak, orta vadede, Türkiye’de bu tür hizmeti veren yerler açılacağını tahmin ediyorum.

Bir başka ilginç serviste, aradığınız ürün için düşündüğünüz fiyatı bildiriyorsunuz, ürünün fiyatı sizin belirttiğiniz seviyeye geldiğinde, size gelen bir elektronik posta aracılığı ile bilgi sahibi oluyorsunuz. Bu hafta yine, internet’e değindik. Galiba, yaşamımızın her alanında kendisini iyice hissettirmeye başladı. Daha önce ne yapıyorduk dersiniz?

* * * * *

“Marvin’s Room - Marvin’in Odası”. Meryl Streep, Robert De Niro, Diane Keaton ve Leonardo DiCaprio başrollerinde oynadığı filmin yönetmeni, Jerry Zaks. Film, Scott MacPherso’nun Broadway’de sergilenen bir oyunundan beyaz perdeye aktarılmış. Bu aktarım esnasında doğal olarak bazı değişiklikler yapılmış. Oyunu izlemediğimiz için neler olduğunu çok fazla sorgulama şansımız yok. Yabancı basından öğrendiklerimizle yetinmek zorundayız.

Film, aile bağları, aile bireylerinin dayanışması, sevginin paylaşılması, üzüntüler ve sevinçler üstüne kurulmuş. İki kız kardeşten (Diane Keaton), yatağa bağlı babası ve hasta teyzesine bakarken, kendi hastalığını öğrenir. Kurtulabilmesi için ilik nakli gerekmektedir. Bu da, uzun seneler görmediği kız kardeşi veya iki yeğeninden alınırsa olabilir. Öykü, iki kız kardeşin ve yeğenlerin bir araya gelmesi, ilgili testlerin yapılması ve yaşanan olayları aktarıyor. Çocuklardan birinin (Leonardo DiCaprio) daha önce evi yakıp, islah evinde bulunması ve sorunlu olması da üstüne eklenince, cevap verilmesi gereken sorular artıyor. Bu arada, Leonardo DiCaprio’yu nereden anımsadığınızı bulamadıysanız, halihazırda vizyonda olan “Romeo ve Juliet” filminin de başrol oyuncularından.

Duygusal, yer yer komik öğelere yer verilmiş, ailelerde yaşanabilecek ilişkileri sorgulayan bir film. Oyuncu kadrosu iyi. Çok fazla diyalog yer alan bu film, izlenebilir filmler arasında yer alıyor. Yine de belirtmekte yarar var. Tempo ağır.

* * * * *

Geçen hafta bir ahbabımdan dinlediğim bir olayı, izni ile aktarmak istiyorum. Fransa’da, Paris’te bulunan D’Orsay müzesini ziyarete gidiyorlar. Girişte, ziyaretçiler için uygulanan çeşitli tarifeler mevcut. Yetişkinler tam, çocuklar yarım bilet alıyorlar. İlginç olan, Yirmibeş yaş grubu, müzeyi ücretsiz gezebiliyor. Sebep; yakın gelecekteki kuşak olan çocukları yetiştirecek grubun, ülkenin sanat ve kültür değerlerini öğrenmesi gerekiyor.

* * * * *

Fransız yazar Duc de La Rochefoucauld’a göre (1613-1680); “Hemen hemen işlediğimiz bütün suçlar, gizlemek için başvurmayı düşündüğümüz yöntemlerden daha kolay bağışlanabilir.”

M.Sinan Oymacı
TRIO Çözüm Evi Bilişim Hizmetleri A.Ş.
elektronik posta: sinanoym@triosh.com


Yorum Ekle Yorumları Listele
95. Sayı önceki yazı 95. Sayı sonraki yazı
Geçmiş Zaman Olur ki Önceki Yazı Geçmiş Zaman Olur ki Sonraki Yazı
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye