| Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | www.netyorum.com   
Ajanda
Seçtiklerimiz
Arşiv
Yazarlar
Yorumlar

Bölümler

Köşe Yazıları
Teknoloji
Sanat
Soru & Cevap
Dostluk & Sevgi
Eğlence
Geçmiş Zaman Olur ki

Konular

Sinema
Müzik
Kitap
Sözler
Oyunlar
Ürünler
Mekan
 
 
Reklam Fiyatları

İzleyici Mesajları

Elektronik posta :
bilgi@netyorum.com

 
 
Bu sayfayı arkadaşınıza göndermek için tıklayın.

 
 
Açılış sayfası yapmak için tıklayın.

Sık kullanılanlar listesine eklemek için tıklayın.

 

Eski Sayıları

"Harman köşesinde yayınlanmıştır" 29.07.1997 M.Sinan Oymacı - netyorum.com / Sayı: 100

SANAL YARATIKLAR

Yaklaşık bir aydır, bilgisayarımda, sahibi veya bakıcısı tarafından ilgi gösterilmezse mutsuz olan bir yaratık yaşıyor. Pek çoğunuzun, günlük basında izlediğini tahmin ettiğim, sanal hayvan değil sözünü ettiğim. Anımsamak gerekirse, Japonya’da geliştirilen ve büyük ilgi gören sanal hayvanlar mevcut. Onlarla, sürekli ilgilenmek, yemini vermek, uykusuna dikkat etmek, temizlemek gibi, gerçek bir hayvana ne yapıyorsanız, aynısını sanal olarak yapmanız gerekiyor. Yeterince ilgi göstermezseniz de ölüyor.

Benim bahsettiğim ise; bundan çok daha öte. Önce, geçen sene İngiltere’de, geçtiğimiz aylarda da Amerika’da pazara sunulan ve Mindscape firmasının ürünü olan; “Creatures - Yaratıklar” isimli bilgisayar oyunu.

Programı bilgisayarınıza yükledikten sonra, kuluçkaya yatırdığınız bir yumurtadan çıkan ve “Norn” adı verilen yaratığı büyütmekle ilgileniyorsunuz. Programın kullanıcı ara birimi sayesinde, Norn’a çeşitli kelimeleri tanıtıp, onlara uygun davranmayı öğretiyorsunuz. Norn’da tıpkı gerçek biri gibi, büyüyor, oyunlar oynuyor, kendi dünyasında (ki çok büyük bir dünya) yeni şeyler keşfediyor. Yaptığını beğendiğinizde ödüllendiriyor, beğenmediyseniz cezalandırıyorsunuz. Doğal olarak, bu dünyada her şey olumlu değil. Norn’lara zarar vermeye çalışan Grendel’ler mevcut. Norn’ları onlardan da korumak zorundasınız.

İlginç olan kısım, Norn’un yapacaklarını siz öğretemezseniz, kendi kendine öğrenmeye çalışıyor olması. Son derece güçlü bir yapay zeka uygulamasının yer aldığı programın içerisinde, Norn’lar kendi başlarına pek çok şeyi yapıyorlar. Burada dikkat etmeniz gereken, başlangıçta bir konuyu yanlış öğrenirlerse, program içerisindeki yaşamları sona erinceye kadar, aynı hatayı yapmaya devam ediyorlar. Ancak, bazı konularda da yapay zekaya uygun davranarak, soba sıcakken dokundularsa yanacaklarını deneyerek öğrenip, tekrar sobaya yaklaşmıyorlar.

Programı yazan ekipten bir kişinin söyledikleri çok enteresan; Programın test edilmesi sürecinde, Norn’lardan birisinin, programın içerisinde düşünülmeyen bir hareketi yaptığını görmüşler. Bu ekiptekileri şaşkına çevirmiş. Şimdi, yapay zekanın kendi kendine ne kadar gelişebileceğini araştırıyorlar.

Norn’ların doğum sertifikalarını çıkartıp, aile ağacı oluşturabiliyorsunuz. İnternet’te bu programla ilgili özel sayfalar, adresler açılmış durumda. Farklı özelliklere sahip Norn yumurtaları, kullanıcılar arasında el değiştiriyor. Farklı dekorasyonları, mobilyaları içeren dünyalar kullanıcılar arasında dolaşıyor. Başlangıç adresi olarak; “www.creatures.mindscape.com” ‘u kullanabilirsiniz.

Bu programın içeriği ile ilgili olarak, çevremde yaptığım bir araştırma, sanal bakılan yaratık fikrinin pek tutulmadığını gösterdi. Genel kanı, gerçeğinin yerini alamayacağı, verilen sevgiyi tam anlamıyla yansıtamayacağı doğrultusunda. Ben de katılıyorum. Ancak, program, bilgi teknolojisinde dünyanın nereye gittiğini görmek açısından ilginç. Bilgisayarda simülasyonu sevenler, yapay zeka uygulamalarına ilgi duyanlar için edinilmesi gereken bir program.

* * * * *

“The Frighteners”, yaz sezonunda sinema severleri salona davet eden, ancak pek başarılı olamamış bir çalışma. Doğa üstü güçleri kendine konu alan filmin yönetmeni, Peter Jackson. Başrolde, Michael J. Fox yer alıyor.

Konu kısaca, geçimini hayalet arkadaşlarının yardımı ile yaptıkları üzerine kuran kişinin bir süre sonra doğa üstü dünyaya giderek kötülerle mücadele etmesi üzerine kurulu. Görsel efektler fena değil. Biraz korku, biraz ilginç çekimler. Yine de, zamanınızı ayırmaya değmez.

* * * * *

Müzik dünyasına bakarsak, uzun süredir beklenen, Tarkan’ın “Ölürüm Sana” isimli çalışması yayınlandı. Her yerde dinlemeniz olası. Ben yine de belirteyim dedim. Piyasaya çıktığı gün çok komikti. Gittiğim ilk müzik mağazasında, sadece bu kaset satılıyordu ve kuyruk vardı. Güzel bir albüm, tebrikler.

* * * * *

Bu haftaki sözümüz para ve zenginlik üzerine, Amerikalı Jean Paul Getty’den (1892 - 1976) geliyor. “Eğer paranızı hala sayabiliyorsanız, gerçekten zengin olmamışsınız demektir”.

Ne kadar basit olarak, nasıl zengin sayılacağınız ancak bu şekilde açıklanabilirdi. Peki, ne yaparsa yapsın, paraya para katmak için sürekli sayanlara ne demeli? Onları zenginler sınıfına almamız zor gözüküyor.

M.Sinan Oymacı
TRIO Çözüm Evi Bilişim Hizmetleri A.Ş.
elektronik posta: sinanoym@triosh.com


Yorum Ekle Yorumları Listele
100. Sayı önceki yazı 100. Sayı sonraki yazı
Geçmiş Zaman Olur ki Önceki Yazı Geçmiş Zaman Olur ki Sonraki Yazı
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye