| Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | www.netyorum.com   
Ajanda
Seçtiklerimiz
Arşiv
Yazarlar
Yorumlar

Bölümler

Köşe Yazıları
Teknoloji
Sanat
Soru & Cevap
Dostluk & Sevgi
Eğlence
Geçmiş Zaman Olur ki

Konular

Sinema
Müzik
Kitap
Sözler
Oyunlar
Ürünler
Mekan
 
 
Reklam Fiyatları

İzleyici Mesajları

Elektronik posta :
bilgi@netyorum.com

 
 
Bu sayfayı arkadaşınıza göndermek için tıklayın.

 
 
Açılış sayfası yapmak için tıklayın.

Sık kullanılanlar listesine eklemek için tıklayın.

 

Eski Sayıları

"Harman köşesinde yayınlanmıştır" 14.07.1998 M.Sinan Oymacı - netyorum.com / Sayı: 75

YİNE KAYBOLDULAR

Galiba, benim satın almayı düşündüğüm bilgisayar veya yan ürünlerle ilgili, pazarda bir sorun var. Hangisini almaya çalışsam, ya yeni bitmiş oluyorlar ya Türkiye’ye getirilmiyorlar ya da Türkiye’ye gelmesi ileri bir tarihe kalmış oluyor.

İki alternatif var. Benim bilgisayarlarda kullanmayı düşündüğüm yan ürünler pazarın genel tercihlerine aykırı veya pazarın satın alma gücü düşük. Ben çok para harcamadığıma göre ürünlerin fiyatlarında bir sorun yok. Galiba sorun, pazarın belli markalara doğru şartlandırılmış olması. Bu markaların dışında bir yan ürünü getirmeye ithalatçı firmalar cesaret edemiyor.

Örnek vermek gerekirse, yurt dışında çok güzel ses kartları var. Markaları önemli değil. Türkiye’de satılan bilinen markaların farklı modelleri var. Ne bu markalar, ne de bu modeller bulunamıyor. Aynı olay taşınabilir bilgisayarlar, bu bilgisayarlarda kullanılan kartlar, grafik kartları gibi donanımlar içinde geçerli. Ne bulursanız onu almak zorundasınız. Seçim olanağınız kısıtlı.

Pazarın küçük olması bir neden olarak gösteriliyor. (Bir neden daha var. Ancak, başka bir yazının konusu) Özellikle yurt dışında pazara yeni sürülen bir takım ürünlerin çok küçük miktarlarda Türkiye’ye gönderilmediği ifade ediliyor. Önce yurt dışı pazarın doyması gerektiği, ardından sıranın bize geleceği belirtiliyor. Bu durumda yapılacak iş, yurt dışına sipariş verip getirtmek veya bir ahbaptan rica etmek.

Her iki durumda da içerideki firma para kazanamıyor. Para bir şekilde yine yurt dışındaki şirketin kasasına giriyor. Pazarı yakından takip edip, piyasaya girecek bir üründe kullanılması gereken yan donanımlar çok geç getirtiliyor veya hiç gelmiyor. Kısır bir döngünün içinde kalınmış. Çok iş var bu pazarda çok! Yeter ki biraz sermaye konsun.

Kanımca, kişisel bilgisayar satışındaki artış kadar, bu bilgisayarlarda kullanılabilecek ek donanımların satışı da önemli bir kriter. Teknolojiyi ne kadar yakından takip ettiğimiz, ne kadar bilgisayarın atıl olmadan kullanıldığı sonucuna buradan varabiliriz.

Son not. Yaz aylarında bilgisayar veya yan donanım almak için yola çıktığınızda, istediklerinizi bulamayabilirsiniz. İşlerin hafiflediği düşünüldüğü için, ithalat azalıyor. Herşey bulunmuyor. Belki de, arananlar bulunmadığı için işlerde düşüş var. Arz olsa talep kendiliğinden olacak.

* * * * *

Geçtiğimiz gün internet’te dolaşırken, bir baktım, internet’in sonuna gelmişim. İnternet’in sonu olur mu diye düşünüyorsunuz, şimdi. Eğer, söz konusu olan internet ise, herşeyi bulmanız olası. Yeter ki arayın. Şimdi size internet’in sonuna ait adresi veriyorum.

Aslında buna benzer pek çok yer var. Ancak, ben size en ilginç olanı aktarıyorum. Herhalde bu sayfa, yaşam süresindeki en çok ziyaretçiye Türkiye’den sahip olacak. Adres; "http://www.opaldata.com/the_end/"

* * * * *

“Afterglow – Tatlı Kaçamaklar”. Yönetmen, Alan Rudolph. Başrollerde, Nick Nolte, Julie Christie, Lara Flyyn Boyle ve Jonny Lee Miller yer alıyor. Julie Christie bu filmdeki oyunuyla pek çok ödül aldı, Oscar’larda da adaydı.

Filmin Türkçe afişinde ince bir aşk komedisi gibi ibare var. Zannedersiniz ki, gerçekten komik. Pek öyle gözükmüyor, son onbeş dakikalık bölümü saymazsanız. Konu kısaca; evli iki çift var. Birisinde, erkek tamirci, kadın eski bir sinema oyuncusu. Diğerinde, erkek çok meşgul bir iş adamı, kadın ev hanımı. Çok meşgul iş adamı karısına yeterince zaman ayırmayınca, eski sinema oyuncusu kadında daha önce kocasını aldattığı için arası bozuk olduğundan kocasını serbest bıraktıysa, ev kadını bir bebek odası yaptırmak için tamirciyi evine çağırdığında neler olabilir, tahmin edebilirsiniz. Konu bu çerçevede akıp gidiyor.

Boş vaktiniz olduğunda, çok şey beklemeden gidebileceğiniz bir film. Hafif, kendine göre güzel mesajları olan, evlileri yakından ilgilendirecek bir film.

* * * * *

Fransız yazar, Pierre Ambroise Francois Choderlos de Laclos (1782 – 1823)’tan bir alıntı; “Bizi, iyi ile kötüyü bir arada tutmaya götürecek kadar insaf, erdem olmaktan çıkar, tehlikeli bir zaaf olur”.

İyi ile kötü bir arada bulunabilir mi? Çok zor. Siz ne kadar uğraşırsanız uğraşın sonunda sorun çıkacaktır. Vaktinde karar vermesini bilmek gerek.

M.Sinan Oymacı
TRIO Çözüm Evi Bilişim Hizmetleri A.Ş.
elektronik posta: sinanoym@triosh.com


Yorum Ekle Yorumları Listele
75. Sayı önceki yazı 75. Sayı sonraki yazı
Geçmiş Zaman Olur ki Önceki Yazı Geçmiş Zaman Olur ki Sonraki Yazı
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye