| Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | www.netyorum.com   
Ajanda
Seçtiklerimiz
Arşiv
Yazarlar
Yorumlar

Bölümler

Köşe Yazıları
Teknoloji
Sanat
Soru & Cevap
Dostluk & Sevgi
Eğlence
Geçmiş Zaman Olur ki

Konular

Sinema
Müzik
Kitap
Sözler
Oyunlar
Ürünler
Mekan
 
 
Reklam Fiyatları

İzleyici Mesajları

Elektronik posta :
bilgi@netyorum.com

 
 
Bu sayfayı arkadaşınıza göndermek için tıklayın.

 
 
Açılış sayfası yapmak için tıklayın.

Sık kullanılanlar listesine eklemek için tıklayın.

 

Eski Sayıları

"Harman köşesinde yayınlanmıştır" 28.07.1998 M.Sinan Oymacı - netyorum.com / Sayı: 74

OTOMOBİL ve İNTERNET

“InternetCAR – Connected Automobile” üzerine bir miktar bilgi aktarmak istiyorum. Belki aklınıza takılabilir. Niçin “Araba” değil “Otomobil”. Otomotiv endüstrisinde çalışan bir dostumla konuşurken, işletmelerinde araba kelimesinin kullanılmadığını, onun yerine otomobil dendiğini anlattı. Sebep olarak da, at arabası gibi deyimlerin hepsinde araba kelimesinin geçtiğini, otomobil’in ise daha anlaşılır olduğunu belirtti. Makul bir gerekçe.

Başlıkta yer alan; “Otomobil ve İnternet” ‘e gelirsek; geçtiğimiz günlerde İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen “INET’98 – Internet Society Summit” toplantısında sunulan bir konuşmadaki bilgiler ilginç. Kongredeki sunumu Japonlar yaptılar. Ancak, verilen bilgilere göre “internetcar” üzerinde Amerika ve Almanya’da da ciddi çalışmalar sürdürülüyor. Otomobil’den internet’e erişim değil, bahsedilen. Otomobile yerleştirilen çeşitli alıcılar aracılığı ile toplanan bilgilerin, otomobilin geçtiği yerlerdeki noktalara bu bilgileri ileterek, internet üzerinde sorgulanabilmesi, raporlanabilmesi.

Örneğin, arabaların silecekleri çalışıyorsa yağmur yağdığı, sileceklerin çalışma hızından o bölgedeki yağışın durumu tahmin edilebilir. Ayrıca, eğer arabalar yavaş ilerliyorsa, bölgedeki trafiğin sıkışık olduğu, bir kaza olabileceği düşünülebilir. Bu durumda ne olursa olsun o bölgedeki yollardan kaçınmak iyi olacaktır.

Projenin içinde yer alan şirketler ve kurumlar, Isuzu Advanced Engineering Center, Ltd., Honda R&D Co., Ltd., NTT Mobile Communications Network Inc., Nippon Telegraph and Telephone Corp. Wireless Lab., ve NTT Central Personal Communications Network Inc. Bu kuruluşların desteği ile projeye ilişkin 5 otomobil üretilmiş.

Projenin ilk safhası Temmuz 1997’de başlayıp, Eylül 1997’de bitmiş. İlk safhada Honda firması bir otomobili ek enerji üniteleri ve otomobil yön tespit cihazları ile donatmış. İkinci safha Ekim 1997’de başlayıp, Mart 1998’te bitmiş. Bu safhada yaklaşık yirmi otomobil test amaçlı üretilerek, kullanılmış. Her otomobile bir bilgisayar, veri toplama kutusu, GPS alıcısı ve telefon cihazı konmuş. Nisan 1998’de üçüncü safha başlamış durumda ve başarı ile devam ediyor. Üçüncü aşamanın amacı, seri üretime geçiş için gereken ortamı yaratmak. Her otomobilin maliyetine taşınabilir bilgisayarın yaklaşık yarı fiyatı kadar ek geleceği düşünülüyor.

Bu sistemin sağlıklı çalışabilmesi için Mobile-IP‘nin kullanılması gerekiyor. İnternet kullanıcıları önümüzdeki dönemde “Mobile-IP” kavramı ile sık sık karşılaşacaklar. Bildiğiniz gibi internet’e bağlanan her kullanıcıya bir adres veriliyor. Eğer çevirmeli bağlantı kullanıyorsanız, her bağlandığınızda yeni bir numara alıyorsunuz. Bu sistemde ise adresiniz değişse dahi sistemler sizi takip edebiliyorlar, kim olduğunuzu kaybetmiyorlar.

Bunun yanında Japonlar, “Light Weight Protocol (LWP)” yapısı geliştirmişler. Bunun amacı düşük çıkış sürati ve uzun gecikme sürelerini en aza indirmek. Bu protokol IP ve TCP katmanlarına entegre edilmiş.

İnternet bağlantılı buzdolaplarına bir süre sonraki yazılarımda değineceğim. Siz o zamana kadar buzdolabı internet’e bağlanırsa ne olur, düşünün.

* * * * *

“Six Days Seven Nights – Altı Gün Yedi Gece” ve “Mad City – Çılgın Şehir” sinemalarda gösterimde. Bu kadar sıcak geçen yaz günleri ve gecelerinde, havalandırma sistemi güzel çalışan sinemalar serinlemek için ideal. Bunun yanına seyretmesi keyifli filmleri de eklediğinizde, geçirdiğiniz vakti anlamıyorsunuz.

“Six Days Seven Nights – Altı Gün Yedi Gece” 'de başrolleri, Harrison Ford, Ane Heche ve David Schwimmer paylaşırken, yönetmen, Ivan Reitman. “Mad City – Çılgın Şehir” 'de, John Travolta, Dustin Hoffman, Mia Kirschner ve Alan Alda yer alırken, yönetmen, Costa Gavras. Her iki filmde macera filmi olup, yüksek bir tempo içeriyorlar.

İki film de, eleştirilere ve oyuncu kadroları ile yönetmenlerine bakıldığında izlenmeye değer filmlerden. Gidip izlemekte yarar var. Böylece belki film getiren şirketler yaz sezonunda da iyi filmler getirip vizyona almaları gerektiğinin farkına varırlar.

* * * * *

Rus yazar ve filozof Tolstoy’dan (1828-1910) bir alıntı; “Eğer iyiliğin bir nedeni varsa, o, artık iyilik değildir. Eğer sonuçları bir başka deyişle ödülü varsa, yine iyilik değil demektir. Bunlardan ötürü iyilik, sebep ve sonuç zincirinin dışındadır”.

Demek ki, ne yaparsanız yapın iyilik yaptığınızı tarif etmek çok kolay olmayacak. Nedeni ve ödülü olmayan hareketlerimiz iyilik olarak adlandırılmakta. Onun dışındakilere ne ad vermek gerekir, düşünmeliyiz.

M.Sinan Oymacı
TRIO Çözüm Evi Bilişim Hizmetleri A.Ş.
elektronik posta: sinanoym@triosh.com


Yorum Ekle Yorumları Listele
74. Sayı önceki yazı 74. Sayı sonraki yazı
Geçmiş Zaman Olur ki Önceki Yazı Geçmiş Zaman Olur ki Sonraki Yazı
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye