| Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | www.netyorum.com   
Ajanda
Seçtiklerimiz
Arşiv
Yazarlar
Yorumlar

Bölümler

Köşe Yazıları
Teknoloji
Sanat
Soru & Cevap
Dostluk & Sevgi
Eğlence
Geçmiş Zaman Olur ki

Konular

Sinema
Müzik
Kitap
Sözler
Oyunlar
Ürünler
Mekan
 
 
Reklam Fiyatları

İzleyici Mesajları

Elektronik posta :
bilgi@netyorum.com

 
 
Bu sayfayı arkadaşınıza göndermek için tıklayın.

 
 
Açılış sayfası yapmak için tıklayın.

Sık kullanılanlar listesine eklemek için tıklayın.

 

Eski Sayıları

"Harman köşesinde yayınlanmıştır" 27.07.1999 M.Sinan Oymacı - netyorum.com / Sayı: 24

TAŞINMA ve DURGUNLUK

1995’te hemen hemen aynı günlerde yazdığım bir yazıda Benjamin Franklin’in bir sözüne yer vermiştim. Diyordu ki; “Üç taşınma bir yangın kadar kötüdür”. O zamanda şirketi taşımıştık. Geçtiğimiz günlerde de şirketi taşıdık. Yine bu sözün doğruluğu kanıtlandı diyemeyeceğim. Çünkü bu sefer çalışan ekipler o kadar iyi iş çıkardılar ki, eski ofisten yeni ofise geçildiği gün telefonlar, faks ve bilgisayar ağı çalışmaktaydı.

1995’ten başladık, devam edelim. O senenin Ağustos ayında “Yaprak kıpırdamıyor” demiştik. Bu günlerde, bilgi teknolojisi sektöründe yer alan şirketlerin bir kısmı yine aynı şekilde konuşarak, pazarın durumunu bu şekilde tanımlıyor.

Gelecek günlerin parlak geçeceği beklentisi var mı, bilinmez. Geçtiğimiz sene vergi yasalarındaki değişiklik pek çok sektörü etkiledi. Bundan bilişim hizmetleri de nasibini aldı. Vergi yasasının tekrar ele alınması ile ekonomide bir canlanma olacağı beklense de kısa dönemde durum çok ümitli değil. 2000 senesi sorununu çözmek için çalışan şirketler dahi kısıtlı bütçelerle çalışmaya devam ediyorlar. Bu bütçelerle 1 Ocak 2000’de seyreyleyin gümbürtüyü.

O zamanlar diyorduk ki; piyasalarda ne olursa olsun, şirketler hızlarını yitirmeden, yatırımlarına devam etmeli. Bu ortamda bunu söylediğiniz zaman aklınızdan zorunuz varmış gibi bakıyorlar. Sanki çok daha kötü günler gelecekmiş gibi, herkes “Sakla samanı, gelir zamanı” düşüncesinde elindekileri tutumlu harcamaya çalışıyor.

Gelecek bilgi teknolojilerinde. O geleceğe doğru giderken nefesi idareli kullanmakta yarar var. Yolun yarısında nefes yetersizliğinden yarışı bırakmayalım. Etrafınıza bir baksanıza. Yarışı terk eden, edene.

* * * * *

“The Out-of-Towners - Taşralılar”. Sam Weisman’ın yönettiği filmin başrollerinde Steve Martin, Goldie Hawn ve John Cleese yer alıyor. Neil Simon’ın 1970’deki oyunundan beyaz perdeye aktarılmış. Jack Lemmon ve Sandy Dennis 1970’deki versiyonda yer almışlardı.

Henry ve Nancy 24 senedir evliydiler ve Orta Amerika’da yaşamaktaydılar. Henry reklam ajansındaki işinden çıkarıldığını karısına söyleyemez. New York’ta daha iyi bir iş bulduğunu ve görüşmeye gideceğini belirtir. Nancy kocasını yalnız bırakmaz. Sis yüzünden uçak New York’a inemez. Bir araba kiralayarak New York’a ulaşıp, iş görüşmesine yetişmeye çalışan çift, New York’ta soyulunca macera başlar. Sadece New York’ta olabilecek gariplikler birbirini izler. Bu arada çift ilişkilerini gözden geçirmeye karar verir.

Özellikle zaman ayırıp görülecek bir film değil. Martin ve Hawn meraklıları yine de seyredebilir. Ancak ikisinin yanında John Cleese’in performansı da izlemeye değer. Bu film çok kısa bir sürede televizyonlarda gösterime girer. O zaman seyredebilirsiniz.

* * * * *

Amerikalı yazar, bilim adamı ve siyasetçi Benjamin Franklin (1706-1790) ‘in bir sözünü aktarmak istiyorum; “Kendi selameti için hürriyetten vazgeçmek isteyenler, ne selameti, ne de hürriyeti hak etmişlerdir”.

M.Sinan Oymacı
TRIO Çözüm Evi Bilişim Hizmetleri A.Ş.
elektronik posta: sinanoym@triosh.com


Yorum Ekle Yorumları Listele
24. Sayı önceki yazı 24. Sayı sonraki yazı
Geçmiş Zaman Olur ki Önceki Yazı Geçmiş Zaman Olur ki Sonraki Yazı
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye