| Önsöz | Arama | Üyelik | Sohbet | Alış-Veriş | www.netyorum.com   
Ajanda
Seçtiklerimiz
Arşiv
Yazarlar
Yorumlar

Bölümler

Köşe Yazıları
Teknoloji
Sanat
Soru & Cevap
Dostluk & Sevgi
Eğlence
Geçmiş Zaman Olur ki

Konular

Sinema
Müzik
Kitap
Sözler
Oyunlar
Ürünler
Mekan
 
 
Reklam Fiyatları

İzleyici Mesajları

Elektronik posta :
bilgi@netyorum.com

 
 
Bu sayfayı arkadaşınıza göndermek için tıklayın.

 
 
Açılış sayfası yapmak için tıklayın.

Sık kullanılanlar listesine eklemek için tıklayın.

 

Eski Sayıları

Sanat 16.01.2003 - netyorum.com / Sayı: 118

"KISA/KESKİN" VİDEO SERGİSİ - LONDRA

Gallery 291
 

21 Ocak 2003

TÜRK SANATÇILARININ DA YER ALDIĞI "KISA/KESKİN" ADLI VİDEO SERGİSİ LONDRA'DA

Canlı ve dijital programlara ev sahipliği yapan ve eskiden bir kilise olan Gallery 291’de güncel Türk sanatçılarının da yer aldığı ‘Kısa/Keskin’ adlı uluslararası video ve performans sergisi Londra’daki Galeri 291’de 21 Ocak 2003 tarihinde gerçekleştiriliyor. Galeri 291’in devasa neo-gotik binası aslında büyük boyutlu videolar, video projeksiyonlar ve performans gösterileri için ideal bir mekan. Küratörlüğünü Gülsen Bal’ın üstlendiği bu sergi, Galeri 291’in geleneksel olarak sürdürdüğü video sergilerine eklenen yeni bir halkayı oluşturuyor. Sergide Türk sanatçılarından Gülsen Bal, Servet Koçyiğit, Ferhat Özgür ve Canan Şenol’un yeni yapıtları yer alıyor. Serginin diğer sanatçıları arasında ise, Antonio Sassu&Group Sinestetico, Igor Baskin, Maya Bontzou, Elena Cologni, Dimitris Dokatzis, Verina Gfader, Mass Inc., Karl Ingar, Foreign Investement, Kyros Kyprianou&Simon Hollington, Charles Kriel ve Ilias Marmaras, Alma Tischler, Alex Spyropoulos gibi uluslararası güncel sanatçılar bulunuyor.

‘Kısa/Keskin’ bir kavram aracılığıyla mekansal ve zamansal olarak geçici kopuşların belli bir noktada toplanması ve ortak bir kimlik oluşturması üzerine kurulu. Sosyolojik yerleşimlerin çeşitliliği yoluyla olası çoğulcu görünümlerden görsel bir metafor oluşturmak ve ‘öteki’ne katılma süreci ile bu süreçte kimliğin belirleyici sınırlarını genişletmek serginin ana hedefini oluşturuyor. Bu bağlamda sergide yer alan yapıtların ortak özelliği, görülebilir ve görülemez, hissedilebilir ve hissedilemez kayıpların gerçeklik algımızı nasıl değiştirdiği sorusu yönünde birleşiyor.

“Looking Out, From The Inside” isimli çalışmasında Gülsen Bal ‘sen bana hiçbir zaman benim seni gördüğüm yerden bakmıyorsun’ 'a atıfta bulunarak yansımalı bir geçişi, ‘ötekinin’ sesiyle, gerçekliğin geçmişinini yeniden canlandırmayı amaçlarken, Elena Cologni’ni “In Bilico” adlı çalışmasında kendi fiziki çevresiyle kurduğu ilişki üzerine eğiliyor. Sanatçı hissedilir ve görsel olmayan arasındaki ilişki yoluyla kamusal ve özel alanları sorgulamaya yönelik cevaplar üretiyor. Duyumsal yoksunluk ya da başka nedenler yoluyla kendinden ve ‘öteki’nden kopma Cologni’nin ana temaları arasında.

Ferhat Özgür’ün “10.Yıl Marşı” adlı videosunda yürüyen ayakları hep ağır çekimde görmekteyiz. Fonda ise bununla çelişkili olarak 10.Yıl Marşı’nın ritmik temposunu duyuyoruz. Böylece Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren çok kısa bir süre içerisinde Türk ulusunun çağdaşlaşma yolunda ulaştığı yeni noktaları vurgulayan ve umutlu bir gelecek vaad eden marştaki coşkunun tersine, seksen yıl sonra nakarat aracılığıyla eleştirel bir biçimde bugünkü ilerlemenin hiç de marşın önerdiği ritme uygun düşmemiş oldugunu duyumsuyoruz.

Sosyal içerikle ve kendi gerçeklik algısının bir belgeseli olan “İsimsiz İnsanlar” adlı videosunda, İgor Baskin, gecenin karanlığında bir çöplükte yiyecek arayan ve kendi kendine konuşan evsiz barksız bir insanın dramını gözler önüne sermeye çalışırken, Servet Koçyiğit ise Everest tepesine tarihsel bir yolculuk üzerine kurgulanmış “Chasing Dragons” adlı video çalışmasında, izleyiciye kendi deneyimlerini ve öykülerini oluşturma zeminini yaratmayı hedefliyor.

Canan Şenol’un “Bebek Evi” adlı çalışmasında küçük bir kızı oyuncak anne babasıyla ev içinde oynarken görüyoruz. Küçük kız zaman zaman onları oynatıyor ve onlarla konuşuyor. Anne ve babasının görevlerini çok iyi bilen bu kız güzel mobilyaları ve geniş odaları olan bu evde yaşamlarının kapitalist sistem tarafından programlanmış olduğunu sanki çoktan farketmiş ve herkesin birer oyuncak olduğunu anlamıştır. Sanatçının “Çeşme” adlı diğer çalışması ise beden sıvıları, bereket, beslenme kavramlarını irdeliyor ve sonuçta tüm bunlar estetik bir görüntü olarak izleyiciye sunuluyor.

‘Kısa-Keskin‘ izleyicilerinin çoğunluğunu Tate Modern’in ziyaretçilerinin oluşturduğu güncel sanat bağımlısı bir kitleye kısa yoldan keskin vizyonlar önermeyi deniyor.
 


Charles Kriel

 


Elena Cologni - "In Bilico"

 


Ferhat Özgür - "10th Year Turkish March 2002"

 

Bilgi için:

Gulsen Bal
Research Centre
Central Saint Martins College of Art &Design
Southampton Row
London WC1B 4AP
England

www.gbal-csm.research.htmlplanet.com
e-posta: g.bal1@csm.linst.ac.uk


Yorum Ekle Yorumları Listele
118. Sayı önceki yazı 118. Sayı sonraki yazı
Sanat Önceki Yazı Sanat Sonraki Yazı
Her hakkı saklıdır. All rights reserved. netyorum.com © 2000-2005 İstanbul-Türkiye